9. Sınıf Edebiyat Sayfa 290 Cevapları

Aşağıdaki çalışmaları yapınız.

SORU: 1. Aşağıda sunucunun Âşık Veysel’e sorduğu sorular yer almaktadır. Siz olsaydınız bu soruları nasıl sorardınız? Yazınız.

a) “Âşık Veysel Şatıroğlu da günümüz halk ozanlarından hem de halk ozanlarının en ünlülerinden. Her ozanın bir öyküsü vardır. Veysel’in de kendine özgü bir hayat öyküsü vardır. Nasıl âşık oldu?

CEVAP: Ben olsam şöyle sorardım: Âşık Veysel, sizin hayat hikâyeniz çok dikkat çekiyor. Siz bu yola nasıl girdiniz, nasıl âşık oldunuz?

b) “Anladığıma göre burda daha ziyade hâkim olan bütün diğer şiirlerinde de olduğu gibi tasavvufi düşünce. Son yıllarda özellikle son on yılda yazdığın şiirde tasavvuf ağır basıyor âşık. Bunun nedenini izah eder misin?”

CEVAP: Ben şöyle sorardım: Şiirlerinizde tasavvufun etkisi çok fazla gibi. Özellikle son yıllarda bunun artmasının sebebi nedir?

c) “Dağlarıyla, ovalarıyla, sularıyla, rüzgârlarıyla kıpır kıpır canlı bir doğa var şiirlerinde. Renk dolu bu şiirler. Ve hep kendi kendime düşünmüşümdür; âşık, yedi yaşında gözlerini kaybettiğine göre renkleri acaba nasıl canlandırır? Mesela sarı deyince, siyah deyince, kırmızı deyince bizim anladığımız bir sarıyı, kırmızıyı, siyahı mı düşünür? Yoksa ozanın dünyasında tamamen kendisinin yarattığı renkler mi vardır? ”

CEVAP: Ben şöyle sorardım: Şiirlerinizde doğa ve renkler çok canlı. Ama siz küçük yaşta gözlerinizi kaybettiniz. Bu renkleri kafanızda nasıl canlandırıyorsunuz?

ç) “Bak âşık, bizim gördüğümüz renklerde ışık eksik. Senin dünyanda renkler çok daha güzel çok daha canlı bir biçimde yer almış. Peki, eşyalar ve insanların şekilleri hakkında düşüncelerin var mı?”

CEVAP: Ben şöyle sorardım: Renkleri böyle güzel anlatıyorsunuz. Peki insanların ve eşyaların şekillerini nasıl hayal ediyorsunuz?

SORU: 2. Aşağıda Âşık Veysel’e sorabileceğiniz bazı sorular yer almaktadır. Bu soruları kendi yorumlarınız ve değerlendirmeleriniz çerçevesinde cevaplayınız.

a) Hayatınızda iz bırakan isimler kimlerdir?

CEVAP: Hayatımda en çok babam etkili oldu. Bana saz almasıyla bu işe başladım. Bir de ustalarım var, onlardan çok şey öğrendim.

b) Nasıl meşhur oldunuz? Sizi Türkiye’ye ilk olarak kim, ne zaman tanıttı?

CEVAP: Ben köy köy gezerek tanındım ama en çok Ahmet Kutsi Tecer sayesinde herkes beni öğrendi diyebilirim.

c) Atatürk’le karşılaşmış olsaydınız ona neler söylerdiniz?

CEVAP: Ona saygımı söylerdim. Ülke için yaptıkları için teşekkür ederdim. Bir de ona bir şiir okumak isterdim.

ç) Bir hikâyesi olan, sizi derinden etkileyen bir şiiriniz var mı?

CEVAP: Evet var. Özellikle kendi hayatımı anlattığım şiirler beni daha çok etkiliyor. Çünkü onları yaşadım.

d) Şiirlerinizin oluşum ve kayda geçirme süreci nasıldır?

CEVAP: Şiirlerim genelde içimden geldiği gibi olur. Önce düşünürüm sonra sazımla söylerim. Sonra yazıya geçirilir.

e) Sizden sonraki nesillere bir âşıklık mirası bırakmak isteseydiniz bu ne olurdu?

CEVAP: Saz sevgisini bırakmak isterdim. Bir de halk kültürünü unutmasınlar isterdim. Çünkü bu bizim için çok önemli.

Yorum Gönder

0 Yorumlar