Kıskanmak Roman Özeti
Kıskanmak dizisi, fragman, son bölüm ve oyuncular merak ediliyor. İşte Nihat Sırrı Örik’in romanının özeti.
Kıskanmak roman özeti, dizinin ekranlara gelmesiyle birlikte yeniden yoğun biçimde araştırılmaya başlandı. Kıskanmak dizi uyarlaması sonrası izleyiciler “Kıskanmak fragman”, “Kıskanmak son bölüm”, “Kıskanmak hangi gün yayınlanıyor?” ve “Kıskanmak dizi oyuncuları kimler?” gibi sorulara cevap ararken, eserin edebî kaynağına yöneliyor. Oysa Kıskanmak, yalnızca bir aldatma hikâyesi değil; insan ruhunun karanlık dehlizlerini açığa çıkaran güçlü bir psikolojik romandır.
Not: Romanın detaylı anlatımını ve karakter çözümlemesini video olarak izlemek isterseniz, YouTube kanalımızdaki Kıskanmak roman özeti videosuna buradan ulaşabilirsiniz.
1946 yılında yayımlanan roman, merkezine yerleştirdiği “negatif kahraman” Seniha aracılığıyla bastırılmış duyguların, aşağılık kompleksinin ve kronik kıskançlığın nasıl yıkıcı bir güce dönüşebileceğini çarpıcı biçimde gösterir.
Kıskanmak Romanı Özeti
Nahit Sırrı Örik’in 1946 yılında kitaplaşan Kıskanmak adlı eseri, Türk edebiyatının en sarsıcı "negatif kahraman" portrelerinden birini çizer. Roman, yalnızca bir olay örgüsü değil; başkahraman Seniha’nın merkezinde yer aldığı kronik bir kıskançlığın ruhsal haritasıdır.
Kıskançlığın Kökeni ve Çocukluk Travmaları
Romanın temel motoru, Seniha’nın ağabeyi Halit’e karşı duyduğu, çocukluğunun en bulanık hatıralarına kadar uzanan marazi kıskançlıktır. Halit “kız kadar güzel”, sarı saçlı ve mavi gözlü bir çocukken; Seniha “kara kuru” ve çirkin bir kız olarak büyümüştür. Ailesi Halit’i her zaman el üstünde tutmuş, Seniha’nın çeyizliklerini satarak ağabeyinin Avrupa’daki eğitim masraflarını karşılamıştır.
Annesi Mediha Hanım’ın, Halit kadın kılığına girdiğinde “Ne olurdu, zavallı Seniha da sana benzeseydi!” demesi, Seniha’nın ruhunda kapanmaz bir yara açar. Bu travmalar, onda “çirkinlerin sevilmemeye mahkûm olduğu” inancını doğurur ve onu içten içe zehirler.
Zonguldak'taki Hayat ve Yasak Aşk
Yıllar sonra Halit, kendisinden yirmi yaş küçük ve oldukça güzel olan Mükerrem ile evlenerek Zonguldak’a yerleşir. 40 yaşındaki Seniha da onlarla birlikte yaşamaktadır. Zonguldak’ın kasvetli atmosferinden sıkılan Mükerrem, bir baloda zengin bir ailenin oğlu Nüzhet ile tanışır.
Seniha bu yakınlaşmayı fark eder; ancak engellemek yerine ağabeyinden intikam alma fırsatı olarak görür. Mükerrem’i cesaretlendirir ve yasak ilişkinin sessiz mimarı olur. Mükerrem, Kapuz mevkisindeki tenha bir evde Nüzhet ile buluşmaya başlar.
İhanet ve Kanlı Final
Nüzhet zamanla Mükerrem’den sıkılır. Seniha ise tüm süreci soğukkanlılıkla izler ve son darbeyi indirir: Halit’e karısının onu aldattığını bildirir. Halit, Kapuz’daki eve gittiğinde Mükerrem oradan ayrılmıştır; ancak Nüzhet’i uygunsuz bir halde bulur. Nüzhet’in küstah tavrı üzerine Halit öfkesine yenik düşer ve onu tabancayla öldürür.
Yıkım ve Bitmeyen Kin
Cinayetin ardından Halit yedi buçuk yıl hapse mahkûm edilir. Mükerrem İstanbul’a döner ve savrulmuş bir hayat sürer. Seniha ise Amasra’ya, ardından Polathane’ye öğretmen olarak gider.
Romanın sonunda Seniha yaşlanmış ve yalnızdır. Ağabeyinin mahvına sebep olmuş, Mükerrem’in hayatını karartmış ve Nüzhet’in ölümüne zemin hazırlamıştır. Ancak içindeki kıskançlık dinmez. Hapisteki ağabeyinin hâlâ sevilmesini bile kıskanır ve onun tamamen sefalet içinde kalmasını ister. Böylece roman, kötülüğün ani bir patlama değil; yavaş ve soğuk bir iç çürüme olduğunu göstererek son bulur.
Ahmedabad