9. Sınıf Edebiyat Sayfa 191 Cevapları

Aşağıdaki paragrafları okuyunuz. Paragrafın alındığı metnin türünü (hikâye, deneme, anı, gezi yazısı vb.) tespit ediniz. Bu metin türünün başlıca özelliklerini metnin altına yazınız.
Hepsi bin beş yüz dükkandır. Öylesine düzenli yapılmış, öylesine şenlik ve süslüdür ki her bir dükkancıda birer Mısır hazinesi mal vardır. Her esnafı sokak sokak birer ulu yola dağılmış saatçılar, kuyumcular, kitapbasmacılar, berberler ve terzilerin çarşıları öyle süslüdür ki sanki nigerhane-i Çin nakşıdır. Şaşılacak sanatlar işleyip görülecek aletler yapmada eşsiz sokaklardır. Çalar, vakitleri gösteren, ay ve günlü, burçları gösteren, takvimli, asma çalar saatler işlenir.
SORU: Metin Türü ve Bu Türün Başlıca Özellikleri
CEVAP: Bu metin gezi yazısı türüne aittir. Çünkü gezilen bir yer ayrıntılı ve canlı bir şekilde anlatılmıştır. Çarşılar, dükkânlar ve yapılan işler betimlenerek okuyucuya oradaymış gibi bir his verilmiştir. Yazar, gördüğü yerlerin ilginç yönlerini ön plana çıkarmış ve kendi gözlemlerine dayalı bir anlatım kullanmıştır. Bu özellikler metnin gezi yazısı olduğunu göstermektedir.
Paluko ile miçolar ve ben, yedekte çektiğimiz sandala bindik. Paluko özel vasıtalarla balık tutacak. Nasıl tuttu? Burada anlatması uzun sürer. Fakat neticede kırk kadar balık elde ettiğimizi söylersem kâfidir sanıyorum. Bunların içinde bir orfoz yavrusu, karagöz, sivriburun, melanur, kefal, mırmır, sinağrit ve Paluko’nun sevgilisi sarpalar vardı. Bu sonuncusu sahiden güzeldi.
SORU: Metin Türü ve Bu Türün Başlıca Özellikleri
CEVAP: Bu metin anı (hatıra) türüne aittir. Yazar, geçmişte yaşadığı bir balık tutma olayını kendi yaşantısına dayanarak anlatmaktadır. Olaylar birinci kişi ağzından verilmiştir. Anı türünde yazar, yaşadığı olayları ve izlenimlerini kişisel bir bakış açısıyla aktarır.
Hüseyin Ağa’nın bu sözünden sonra akşamı dar ettim. Akşamüstü güzel tereyağında kızarmış, içi az bir şey pembe, denizin hanos balığına benzer bir balık yediğimi hatırlıyorum. Hüseyin Ağa, “Bunların adına Hösgün derler oğul” demişti. Daha sonra, Sakarya’ dan her biri ellişer, yüzer kilo gelen, hatta daha ağırlarını kasaba çarşılarında satılırken gördüm, tatmadım. Ama bu Sakarya balıklarının etinin lezzetinden ziyade, isimleri hoşuma giderdi.
SORU: Metin Türü ve Bu Türün Başlıca Özellikleri
CEVAP: Bu metin anı (hatıra) türüne aittir. Yazar, geçmişte yaşadığı bir olayı ve yediği balıkla ilgili hatırasını anlatmaktadır. Olaylar birinci kişi ağzından aktarılmıştır. Metinde kişisel izlenimler ve hatırlamalar vardır. Anı türünde yazar, kendi yaşadıklarını ve duygularını anlatır.
Eşyalarımız, kumanyamız ve 17 kişilik grubumuz koca bir otobüse zor sığdı. Kuşadası’na öğleden sonra varabildik ancak. Kuşadası yusyuvarlak bir koyun yamacına konmuş, Söke’nin sayfiyesi, şirin bir kasabadır. Koyun ortasında yıkık bir Osmanlı kalesiyle bir adacık görülür. Kuşadası işte budur. Kuşları bir zamanlar bol muydu ki Kuşadası denmiş bu adaya ? Bugün adada kuşa pek rastlanmaz, birkaç yıl önce uzaktan dikkati çeken biri kalem gibi, öteki toparlak iki ağacı bile göze görünmeyecek kadar keleş olmuş. Kuşadası’nda birkaç kumsal, kıyı kahveleri, lokantaları, iki üç tane de temiz otel var. Bir koy ötede Kadınlar Hamamı denilen plajın son iki yılda epey geliştiğini gördük. Ama Öküz Mehmet Paşa hanı olduğu gibi duruyor. 18’nci yüzyıldan kalma bu güzel yapı bir onarılsa, Kuşadası kumsalları, kıyıları bir de tarih anıtlarıyle önemli bir gezgin yeri olabilecek.
SORU: Metin Türü ve Bu Türün Başlıca Özellikleri
CEVAP: Bu metin gezi yazısı türüne aittir. Yazar, Kuşadası’nı doğal, tarihî ve turistik yönleriyle tanıtmaktadır. Kasaba, plajlar, oteller ve tarihî yapılar betimlenmiştir. Bu da gezi yazılarının yerleri tanıtma ve okuyucuda gezme isteği uyandırma özelliğini göstermektedir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar