Hikâye Anlatmanın ve Efsanelerin Anlamı (10. Sınıf Edebiyat Sayfa 156 Karekod Metin)

BAŞLARKEN: Aşağıdaki karekodda verilen çok modlu metinden faydalanarak soruları cevaplayınız.

KAREKODDA VERİLEN METNİN YAZIYA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ HALİ

Yazının henüz keşfedilmediği dönemlerde, dilden dile aktarılan her hatıra, zihinlerde toplumsal bir hakikate dönüştü. Sonunda nesilden nesile ulaşan destanlar ve efsaneler tarihe mal oldu. Tarihî konular ve kahramanlar gerekli olarak tarihten alınır; ama bu tarafta tarihî boyutu varken, diğer tarafta tarihin romantik boyutu da mutlaka olmak zorundadır.

Şimdi onları tartışıyorlar: Hazerfen Ahmet Çelebi var mıydı, yok muydu? Hazerfen Ahmet Çelebi tarihi olarak olmamışsa bile toplum onun olmasını ister; çünkü Hazerfen Ahmet Çelebi, beyinlerinde çılgın birisi, uçmayı denemiş bir kişi olarak kalır. Olan macera düşkünlüğümüz, bu bağlamda onun var olduğuna inanmayı sağlar. Yani efsaneler toplumlar için mutlaka gereklidir. Olağanüstü olaylara ilişkin anlatılar, toplumsal hafızaya daha güçlü tutunur. Bu anlatılar, Türkleri ulaşmak istediği dünyaya bir adım daha yaklaştırmış olmalı ve belki de onları aradıkları gerçekliğe ulaştıracak gücü taşır.

Türklerin hakikati arayışı, İslamiyet ile tanışmalarıyla yeni bir boyut kazandı. Türkler, milletler için kısa sayılabilecek bir zaman zarfında İslamiyeti kabul ettiler. İnanç dünyalarında yaşanan bu değişim hızla sosyal yaşamın diğer alanlarına da etki etti. Değişimin en çarpıcı örnekleri ise, kendini sözlü kültürün dinamik taşıyıcısı olan destanlarda gösterdi.

Tarihi karşılaşmalarla topluluklar birbirleriyle karşılaşır. Toplumların kültürleri ve dolayısıyla mitleri de birbirine temas eder; mitler birbirini etkiler, bazen başka bir kültür tarafından şekillendirilir, bazen de uyarlanır. Ama insanlığın gereği, mitlere şüpheyle yaklaşmak değildir. İnsanlığı geliştiren ve tarihi oluşturan şey, mitlerin sürekli olarak yeniden yorumlanmasıdır.

İslamiyet’in kabulü ile birlikte, tek tanrıya iman etme ve diğer her türlü inancı şirk olarak görme anlayışı, eski Türk mitlerinde değişikliklere yol açtı. Din, insan hayatında büyük ve köklü değişiklikler getirdi. Bu, toplumun ürettiği anlatılarda da değişikliğe sebep oldu. Bu değişimi gözlemlemek önemlidir; ama en az bunun kadar önemli olan, bu değişime direnç gösteren unsurları da bu anlatılarda görebilmektir. Bunlar hem anlatı hakkında hem de anlatıyı yaratan toplum hakkında değerli bilgiler verir.

Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra yeni dinin temel öğeleri zaman içinde Türk metinlerine de nüfuz etti. Özellikle destanlarda, İslam anlayışı ile çelişen eski unsurlar, yavaş yavaş İslamiyet ile uyumlu yeni unsuralara bırakıldı. Bu değişim, destanlarda bazı öğeleri korumak, bazılarını ise tamamen dönüştürmek şeklinde kendini gösterdi.

Kadim zamanlardan bu yana insan, evreni anlamaya çalıştı. Anlam veremediği her şeyi ustaca bir kurguyla açıkladı ve sonunda bir hikaye anlattı. Bu hikayeleri bazen ateşin etrafında sözle aktardı, bazen taşlara kazıdı. Bu keşfetme arzusu, sonunda insanı mitolojiyle buluşturdu. Anlatılan her efsane, geçmişe ait kök değerleri taşır; bazen bir mezar taşında, bazen bir ağaç dalında, bazen de dilden dile dolaşan bir efsanede kahramanında yaşamaya devam eder.

Yorum Gönder

0 Yorumlar