Aşağıdaki karekodda verilen çok modlu metinden faydalanarak soruları cevaplayınız.
KAREKODDA VERİLEN KÖKLER ÇOK MODLU METNİNİN YAZIYA GEÇİRİLMİŞ HALİ
Bu ilhamını uçsuz bucaksız bozkırlardan, keşfedilmemiş bakir coğrafyalardan alan ama kökleri kadim zamanlara uzanan hikâyeler bize kim olduğumuzu fısıldar. Biz, iyinin kötüyle süren amansız mücadelesine ışık tutan hikâyeler anlatırız. Korkusuz kahramanların kutsal nehirleri mesken tutan hâlleri, ruhları… Yolumuzu şaşırdığımızda bize rehber olan onların hikâyeleridir.
Destan, efsane, masal, ninni ve daha niceleri… İşte bütün bunlar bilinmeyen bir dünyayı kapısını aralar. Dilden dile dolaşan her hikâye geçmişimizin izlerini taşır. Tarih biraz da bu hikâyelerde saklıdır. Hikâyemiz kimi zaman mağara duvarlarındaki bir resmin, kimi zaman taşa kazınmış bir izin, kimi zamansa dile gelmiş bir efsanenin derinliğinde bulur köklerini.
Gökbörü, Oğuz Kağan, bir şaman hastalığının günü, ülkenin Dede Korkut’un hikâyelerinde… Bunlar bizim hikâyelerimizdir.
Hikâye anlatmanın esas nedeni, insanın içini dökmesidir. Bu büyük bir ihtiyaçtır. Oldum olası her durumda ve her çağda insanlar, içlerinde kini dışlaştırmak arzusunu duymuşlardır. Bu arzu, bir istekten de öte bir ihtiyaçtır. İnsan, hayvandan farklı olarak yeryüzüne doğmaz, toprakta yaşamaz; dünyada yaşar. Yaşayabilmesi için hayvandan farklı olarak çevre ötesinde bir dünyaya ihtiyacı vardır. Anlamsız bir dünyada yaşamak mümkün değildir. İnsan öncelikle bunun için hikâye anlatır. Hikâyeyi daha iyi anlayabilmek için anlatırız ama bütün bunların kökeninde, bana öyle geliyor ki, insan kendi merakının peşinden giderek kendisini sonsuza ulaştırmaya çalışır.
1. Videoda geçen “bize kim olduğumuzu fısıldayan hikâyeler” sözüyle ne anlatılmak istenmiştir? Düşüncelerinizi yazınız.
✅ CEVAP:
Bence bu söz, geçmişimizden gelen hikâyelerin bize kim olduğumuzu hatırlattığını anlatıyor. Yani kültürümüzü, değerlerimizi, atalarımızın nasıl yaşadığını bu hikâyelerden öğreniyoruz. Aslında bu söz, hikâyelerin bizim kimliğimizi şekillendirdiğini söylüyor.
2. Hikâye anlatma geleneğinin kültürümüze katkıları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
✅ CEVAP:
Hikâye anlatma geleneği kültürümüzü canlı tutuyor. Eski kahramanları, olayları, inançları nesilden nesile aktarıyor. Böylece hem geçmişimizi unutmuyoruz hem de kültürümüz güçleniyor. Ayrıca bu hikâyeler sayesinde ortak bir kimlik oluşuyor.
3. Anlatı geleneğinin yüzyıllar boyunca devam etmesinin sebepleri neler olabilir?
✅ CEVAP:
Bence en önemli sebep insanların anlatmaya ihtiyaç duyması. İnsanlar duygularını, düşüncelerini ve yaşadıklarını paylaşmak ister. Ayrıca hikâyeler hem eğlendirir hem öğretir, bu yüzden hiç eskimez. Bir de toplumlar bu yolla kültürlerini koruduğu için anlatı geleneği hep sürmüş.
4. Bir sözlü edebiyat ürününün hangi millete ait olduğu nasıl belirlenebilir? Görüşlerinizi açıklayınız.
✅ CEVAP:
Bir sözlü edebiyat ürününde o milletin dili, kültürü, gelenekleri ve kahramanları bulunur. Mesela kullanılan kelimeler, anlatılan olaylar ve mekanlar bize ipuçları verir. Bu öğelere bakınca hikâyenin hangi millete ait olduğunu anlayabiliriz.
SIRA SİZDE:
1. Aşağıdaki şemada boş bırakılan yerleri neden-sonuç bağlamında Oğuz Kağan Destanı’na uygun olacak şekilde tamamlayınız.
✅ CEVAP:
Görselde verilmiştir.
Yazıları netleştirmek için görselin üstüne tıklayın.
0 Yorumlar
Yorumlarınızı bekliyorum.