İleri sürülen görüş: "Klasik edebiyat; donuk, statik, yerinde sayan, kendini tekrar eden bir edebiyattır."
Görüşe verilen cevap: "Klasik edebiyat, yerinde sayan bir edebiyat olsaydı 700 yıl devam etmezdi; bu kadar çok sanatkâr yetişmezdi. Mesela ben lisedeyken o zamanki eğitim anlayışında bize öğretilen; gazel aşk, kadın, tabiat başka bir şey üzerine yazılmaz. Hayır, efendim! Öyle bir şey yok. Adam baş ağrısına bile gazel yazmış."
Cevabın katıldığım yönü: Uzun süre devam etmesi ve farklı konularda yazılması, edebiyatın canlı olduğunu gösteriyor.
Cevabın katılmadığım yönü: Her şiirin hayat dolu olduğunu söylemek bana biraz abartılı geldi. Kendi lise eğitimiyle ilgili söylediği de biraz ön yargılı bir ifade.
İleri sürülen görüş: "Divan edebiyatı gerçek hayattan kopuk, gerçekten uzaktır."
Görüşe verilen cevap: "Öyle diyorlar. Oysa hayat olduğu gibi hatta o kadar ki vakfiyelere, cami girişlerine, köprülere yazılan beyitler; o zamanın anlayışını, estetiğini istikbale postalayan en sağlam vesikalar olarak önümüze çıkıyor. Şehzade katilleri, padişahın indirilmesi, kazan kaldırmalar, yeniçeri isyanları hepsi zamanın divan şiirinde makes buluyor."
Cevabın katıldığım yönü: Şiirlerde dönemin olaylarının yer alması edebiyatın hayattan kopuk olmadığını gösteriyor, buna katılıyorum.
Cevabın katılmadığım yönü: Divan şiirinin her zaman hayatı yansıttığını iddia etmek tam olarak doğru olmayabilir.
📘 10. Sınıf Edebiyat – Hızlı Geçiş
⬅ 140-141. Sayfa Cevapları 143. Sayfa Cevapları ➡📚 Tüm 10. Sınıf Cevaplarına Git
0 Yorumlar
Yorumlarınızı bekliyorum.