(Videodaki metni sizler için yazıya döktük. Aşağıda metin, sorular ve cevapları verilmiştir.)
NECİP FAZIL KISAKÜREK ÇOK MODLU METNİ
İlk şiiri 18 yaşındayken Yeni Mecmua'da çıkan, 23 yaşında bütün sanat çevrelerince dehası kabul edilip "Kaldırımlar Şairi" olarak şöhret bulan, öldüğü 1983 yılı Mayıs'ına kadar şiir yazmaya devam eden Necip Fazıl Kısakürek'in, edebiyat ve fikir tarihimize mührünü vurmuş 60 yıllık bir yazı hayatı vardır.
Necip Fazıl bol, çeşitli ve zengin yazı hayatında dil ve üslup hatası yapmadan, kalemiyle dilin kuyusunu kazan, böylece Türkçemizin de mimari abidesini ortaya koyan sanatkârdır.
Necip Fazıl, Türk şiirine ne getiriyordu? Bunu değerlendirebilmek için Necip Fazıl'ın ortaya atıldığı zemini ana hatlarıyla tanımak gerekir. Milli Mücadele'yi ve Cumhuriyet'i takip eden ilk yıllar 1908'den sonraki edebiyat hareketlerinin bir bakıma devamı gibidir.
Türk milleti, 1908-1923 arası büyük sosyal krizler içine düşmüştür. Arka arkaya Balkan, Dünya ve İstiklal olmak üzere üç büyük savaşa girilmiş, ağır toprak ve insan kayıplarına uğranmıştır. 1908'den sonra yetişen sanatkârların çoğunun sosyal meselelere ağırlık vermeleri bu büyük sarsıntıların tabii neticeleridir.
Balkan Harbi yıllarında başlayan Milli Edebiyat akımı, az çok değişik görünüşlerle, Cumhuriyet yıllarında da devam eder. Osmanlı Devleti'nin göçmüş olması, milli meseleleri hem tarih hem coğrafya bakımından daha uzak kaynaklara götürür. Anadolu dışındaki ve Anadolu'nun fethinden önceki tarihî macera edebiyatın konularından biri olur. Bir taraftan da Anadolu insanını tanıma gayreti, edebiyata Anadolucu ve halkçı bir yön verir.
Diğer taraftan bir asırdır başlamış olan Bati medeniyet ve kültürünü benimseme davası da Batı'nın teknik ve ekonomik seviyesini ideal edinmek şeklinde görülür. Necip Fazıl'ın ilk şiirlerini vermeye başladığı yıllarda şiirimizin durumu bu zeminde bulunuyordu. "Necip Fazıl Şiiri" diyebileceğimiz bu yeni sesle şiirde dışa çevrilmiş olan gözler insanın iç varlığına çekiliyor, yeni ve orijinal tesiri bırakan psikolojik bir derinlik kendisini fark ettiriyordu.
Bu şiiri bu tarihten bir süre önce, Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'in açtığı saf şiir akımının bir uzantısı olarak düşünmek mümkündür. Metafizik eğilimler, yalnızlık, vehimler, sayıklamalar Necip Fazıl'ın şiirinin konusunu oluşturur.
Kemalettin Kamu, Ömer Bedrettin Uşaklı, Sabahattin Ali, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon gibi birçok şair bu akımın takipçileri arasındadır. Ahmet Kutsi Tecer ve Ahmet Hamdi Tanpınar ise hemen bütünüyle bu çerçeve içinde düşünülmelidir. Genel olarak Necip Fazıl'ın başlattığı bu akımda, çağın sanatkârlarını tesir altında bırakan ortak bir duygunun varlığını kabul etmek gerekecektir.
Form bakımından Doğu'dan divan, tekke ve halk edebiyatının şiir geleneğinden gelen estetik ve fonetik unsurlar, muhteva olarak da tasavvufi motifler, hikmetli düşünceler kendini hissettirirken Batı'dan ise Ahmet Haşim'in çığrını açtığı sembolist ve empresyonist şiirin izleri varlığını gösterir.
📘 10. Sınıf Edebiyat – Hızlı Geçiş
⬅ 119. Sayfa Cevapları 121. Sayfa Cevapları ➡📚 Tüm 10. Sınıf Cevaplarına Git
0 Yorumlar
Yorumlarınızı bekliyorum.